Gavur gavurluğunu yapıyor
DÜNYA / 26.4.2017 / Görüntülenme: 338

Yazar Kazım Öztürk, başta Avrupa olmak üzere dünya genelinde yaygınlaşan İslamafobi akımını, evrenselgundem.com’a değerlendirdi.  

İslamfobi nedir? Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde İslamafobi’nin yaygınlaşmasını neye bağlıyorsunuz?   

“İslamfobi, islam korkusu demektir. Bildiğimiz gibi Türkiye son zamanlarda büyük bir ivme kaydediyor. Büyüdüğü ve kabına sığmadı için Avrupa bunu hazmedemiyor. Ben bunu ‘haçlı savaşları devam’ ediyor diye yorumluyorum. Haçlı yerinde durmuyor.Yakın zamanda yaşadık. Hollanda, Almanya ve Amerika  yine o şekilde. Kaba tabirle ‘gavur gavurluğunu yapıyor. Bizi bir kaşık suda boğmaya çalışıyorlar’, bence bütün mesele  bu.

17-25 Aralık’ı , 15 Temmuz’u yaşadık. 15 Temmuz’ dan sonra ekonominin sancısını hala çekiyoruz. Almanya Başbakanının Türkiye ziyaretinde islamfobiden bahsedince Cuhurbaşkanının tepkisini gördük. İslamfobi adı altında hala Müslüman dünysasını nasıl sahneden silebiliriz bunun mücadelesini veriyorlar.

Dünyadaki bütün mücadeleler ‘hak’ ‘batıl’ mücadelesidir. Haçlılar ufak bir olayda kenetlenmeyi biliyor fakat Müslümanlar ayrıştığı için, sürüden ayrılanı kurtlar kapıyor. Biz sürüden ayrıldığımız ve Kur-an’a sarılmadığımız için bizi zayıflatıp yutmak istiyorlar. Yani İslamfobi, sıtmayı göstererek ölüme razı etmektir. Çünkü Müslümanların gelişmesinden rahatsız oluyorlar. Hasta adam dediler ama Osmanlı ayağa kalkıyor.

15 Temmuz’da kadın-erkek, genç-yaşlı  demeden hasta adam olmadığımızı gösterdik. Vatanımıza, imanımıza sahip olduğumuzun örneğini gösterdik, göstereceğiz. Batılıların gözünde bu böyledir  İslamfobi yoktur. İslam haya nizamıdır. İslama sarılan huzur bulur.  Kur-an’ı ve İslam’ı anlayalım, savaş ve kargaşa olmaz. Müslümanım demek, işi bitirmiyor.’

Peki bu noktada Müslümanlar ve biz ne yapmalıyız?

“Bir, insanın yaradan vasıtasıyla yaratıldığını bilmek ve anlamak lazım. ‘Yaratılanı sevdik yaradan ötürü’ felsefesini benimsemeliyiz. Fincancı katırlarını ürkütmeden anlatmalıyız. Herkesin düşüncesini kabul etmemiz lazım. İlla bizim düşücemiz kabul edilecek gibi bir şey söz konusu değildir. Öyle olsa, Allah ortak  bir akıl yaratırdı herkes o akıldan istifade ederdi. Ama milyarlarca akıl ve düşünce var. Allah der ki; ‘Eğer yeryüzünde herkes inansaydı, inanan ve inanmayan yaratırdım’ diyor. Öyleyse inanmamakta olacak. Ama kurtuluş istiyorsak, huzura kavuşmak için Müslüman’ca yaşamak mecburiyetindeyiz.’

Tamda bu noktada İslamın kadına verdiği değer aklımıza geliyor ama günümüzde kadına şiddet haberlerini sıkça görüyoruz. Sizce nunun nedeni nedir? Kadına nasıl yaklaşılmalı?

“Lafla peynir gemisi yürümüyor. Kimliğinde Müslüman yazması her şeyi bitirmiyor. Camide imamın arkasında 5 vakit namaz kılmak işi bitirmiyor. Namaz, topluma yansımalıdır. Namazı kılıp gidiyorum ama eşime insanca davranıyor muyum? Bütün kadınları insan olarak görüyor muyum? İnsan olarak görmüyorsam kıldığım namaz, okuduğum Kur-an benden şikayetçidir.

İslam ‘güzel ahlaktan’ ibaret. Müslüman eli ve diliyle kimseyi rahatsız etmeyen demektir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) efendimiz mümini bu şekilde tarif ediyor. Hatta komşuyla da ilgili şunu söylüyor; ‘Cebrail bana komşudan o kadar çok bahsetti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.’ Kapı karşı komşun Hristiyan’da olsa Yahudi de olsa sabahtan akşama kadar içkide içse senin fikirlerine terste olsa saygı duymak zorundayız. Kur-an böyle emrediyor. İlginç bir ifade vardır; ‘Sen başkasının dinine tanrısına sövme ki o da sana dil uzatmasın.’ Fakat biz ne yapıyoruz? Şiddetle çözüm arıyoruz. İslamda öldürten bir sistem değil, dirilten bir sistemdir. Ama kadına şiddetin insanlıkla islam’la alakası yoktur. Peygamber Efendimizin hayatına bakalım. Hiç bir hanımına el kaldırmamıştır. Öf bile dememiş. Ben maço erkeğim diyenler var. İslam’da maçoluk yoktur. Ya da ben hanıma yardım etmem kılıbık değilim diyenler var. İslamda kılıbıklıkta yoktur. Peygamberimiz (S.A.V) efendimiz hanımlarına yardım etmiş, kendi söküğünü kendisi dikmiştir. Evine suyunu taşımış hiç bir şekilde öfkelenmemiştir. Peygamberimiz (S.A.V) efendimizin hayatında eş boşamak yoktur. Eğer biz Müslüman’sak, Kur-an’ı ve Peygamberi örnek almalıyız. Peygamber için mevlüdler okutmak işi bitirmez. Peygamberi anlamak gerekir. Peygamberin hayatını kendi hayatımıza uyarlamanın derdinde olmalıyız.”

Peki bu noktada düşünce, inanç ve kalp önemli değil midir?

“Şimdi iman, ibadet ahlak diye bir üçlü vardır. İman gizli olanı, ibadet imanın açığa çıkmış şekli ahlak ise iman ve ibadetin topluma yansımasıdır. Üçünü beraber götürmek zorundayız. İslam’da şekil değil, tesettür vardır. Tesettüre bürüneyim derken renk dayatması yok. Etrafta tesettürlü insanları gördüğümünde yüreğim kan ağlıyor. Başını bağlıyor diğer taraflarını örtmüyor. Elinden sigara düşmüyor. Erkeklerle dolaşıyor. Bu islamı yaşamak değildir.”

Günümüzde bir çok İslam’i çalışma yapılıyor. Farklı metodlar farklı cemaatler var. Bunu nasıl yorumlamak lazım?

“Cemaatler, mezhepler  İslam’ın bir gerçeği. Kur-an etrafında kenetlendiğimiz zaman hiç birproblem yok. Şu, bu cemaati işi böler. Şadırvana gelen su tek bir ana hattan gider etrafa dağılır. Su’dan faydalan ama ana şebekenin dışına çıkma. Cemaatlerdeki ikilik buradan kaynaklanıyor. Bu cemaat sistemi İran’dan gelir. Şiilerde İmam-ı  Masum zihniyeti vardır. Cemaat diye bir realite var ama bunları bölmemek lazım.”

Hadisler dinin bir kaynağı mıdır? Müslümanların hurafelerden arınmış bir şekilde hadislerden faydalanması için neler önerirsiniz?

“İslamın iki temel kaynağı vardır; Kur-an ve Sünnet. Peygamberi kaldırırsan Kur-an’ı anlayamazsın. Sadece Kur-an’ı anlayacağım dersen, yetişemezsin. Kuran ve sünneti ikili bir şekilde anlamak buna gönül vermek durumundayız. Son zamanlarda Hadis’i inkar gibi bir durum söz konusu. O zaman Peygamberin hiç yaşam sürmemiş olması lazım. Peygamberimiz 63 yıl yaşadı hiç mi muhabbet etmedi? Öyleyse şuna bakacağız. Bir Hadis akıla ve mantığa uygun olmalıdır. Bir hadis çelişki içeriyorsa ve ayetlere uygun değilse, o Hadis değildir. Çünkü Peygamber akıla ve mantığa ters konuşmaz. Allah peygamberi Kur-an’ı açıklasın diye gönderdi. Kur-an’da diyorki; ‘Ey Muhammed, beni tebliğ etmezsen ümüğünü sıkarım’ diyor.

Uydurma Hadis’ler tabii ki var, ben bizzat yaşadım. Yaz günü öğle vakti namaz kılmak için Aziziye Camii’ye gittim. Cami kapısında bir hadis yazmışlar. ‘Kabak yiyiniz. Kabak şifadır.’ Benim kafama takıldı. O zamanlarda  kitapçı dükkanım vardı. İlahiyattan arkadaşlar hep gelirlerdi. O günde hadisçi bir arkadaş geldi. Durumu anlattım. Arkadaşım böyle bir hadis olamaz çünkü ‘Peygamber yemek ayıramaz’ dedi. Peygamberler ‘mantıksız ifade kullanmaz’ dedi. Düşündüm, doğru.

Bir de şu var Kur-an’ı uydurmaya çalışmıştır müşrikler. Kur-an’ı uydurmaya çalışan insanoğlu hadisi uydurmaz mı? Uydurur. Selçuklu dönemine baktığımızda nerede müstehcen fıkra varsa Nasreddin Hoca diyerek anlatılıyor ama Nasreddin Hoca bir velidir. Hadisler için de böyledir. Peygamber (S.A.V) Efendimiz diyor ki; ‘Kim benim söylemediğimi söyledi dersei cehennemde yerini hazırlasın’ diyor.

Kur-an’ı anlamak çok kolay. Ay’a bak, göğe bak. Hiç bir sıkıntı göremezsin. Biz her kavramın farklı yöne çekmişiz. Tefekkür deyince bu adam şeriatçı, gerici  deniliyor. Şeriat Kur-an’dır. Kur-an’a uyan gerici olamaz. Kur-an’da diyor ki; ‘Savaş yapmayı  terör estirmeyin. Terör estiriyorsa Müslüman değildir’ diyor. IŞİD kafa kesiyor Müslüman’ım diyerek.”

Söz IŞİD’den açılmışken. IŞİD özellikle gençleri kolay kandırıyor. Saınırım bunun önüne geçmenin yoluda, dini eğitim. Bir çocuğa din eğitimi ne zaman verilmeye başlamalı?

“Aslında anne karnında başlar ama canlıyken yedi yaşında başlar. Anne baba donanımlı olacak. Müslüman anne baba yaşayarak öğretecek. Çünkü çocuk anne babayı kopya eder. Bir söz vardır; ‘Üzüm üzüme baka baka kararır’ diye. Anne baba çocuğu eğittiği gibi, çocukta annebabayı eğitebilir. Eğer bir evde baba içki içiyor, kumar oynuyor ve namaz kılmıyor da çocuğum ahlaklı ol derse olmaz. Peygamberimiz onun için kadın erkek ilim öğrenmek herkese farzdır diyor. Özellikle kadınlarımız ilim öğrenip İslam’ı hassasiyet içinde olacak.” 

Copyright | evrenselgundem.com © 2012 - Sitenin Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.