Gerçek bir hikayedir ‘Kul Hakkı’
Çetin TOFAN / 23.7.2018 / Görüntülenme :411

Kul Hakkı’nın yerlerde süründüğü bir dönemde umarım yazımız, yol gösterici olur.

***

Sanırım, 1995 genel seçimleri öncesiydi. Olayın geçtiği yer ise Konya merkez.

 

Olayın taraflarından Prof. Dr. Necmettin Erbakan hayatını kaybetti ancak öylesi bir teklife ‘Hayır’ diyebilen diğer isim ise hala hayatta.

 

Seçim öncesi milletvekili aday listesini belirlemek için merhum Erbakan Hoca Konya’ya gelir.

Merhum Erbakan beraberindeki heyetle, Milli Selamet Partisi’nden beri kendisini hiç yalnız bırakmayan Konyalı esnaf Ahmet Adıbelli’yi (isim gerçek değildir) çarşıdaki dükkanında ziyaret eder.

Çaylar içilir, sohbetler yapılır. Konuşmanın sonunda ise Merhum Erbakan; “Ahmet hazırlan. Bu dönem seni Konya’daki listemizin 1. Sırasında görmek istiyorum. Allahın izni ile Milletvekili seçildikten sonra ise senin için ya Bakanlık ya da Partide Genel Başkan Yardımcılığı görevi düşünüyorum” der.

Beklenmedik teklif karşısında şaşkınlığını kısa sürede üzerinden atan Ahmet bey dükkanın içini göstererek merhum Hocaya; “Hocam; şu 50 metrekarelik dükkanda ticaret yaparken ‘Kul Hakkına’ girmemek için kılı kırk yarıyorum. Beni affedin, ben bana oy verecek 80-90 bin kişinin vebalini taşıyamam” diyerek teklifi geri çevirir.

Dükkanda yaşanan kısa süreli sessizliği Merhum Hocanın şu cümleleri bozar; “Partimizde bu düşüncede insanlar var oldukça, bizim sırtımız yere gelmez” der ve Ahmet beye ikramları için teşekkür ederek dükkandan ayrılır.

***

Yüce Rabbimiz kendisine karşı işlenen hatâ ve günahları affettiği hâlde kul hakkını bunun dışında tutmuştur. Kul hakkını affetmeyi, zulme uğrayan kulunun irâdesine bırakmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir kul hakkı sebebiyle tövbe edecek olan kişinin, evvelâ hakkını yediği kimseden helâllik alması şart koşulmuştur.

 

ÖRNEK:

Ey îmân edenler! Karşılıklı rızâya dayanan ticâret hâli müstesnâ, mallarınızı bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda yemeyin…” (en-Nisâ, 29)

Bir gün Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Yalan yemin ile bir Müslümanın hakkını alan kimseye Allah -celle celâlühû- Cenneti harâm eder ve Cehennemi farz kılar.” buyurmuştu.

 

Kitabımız Kur-an’ı Kerim’de ‘Kul Hakkı’nın önemine binaen bir çok Hadis-i Şerif ve Ayeti Kerime önümüzdeyken bugün bu hakka riayet edenlerin sayısı maalesef yok denecek kadar azalmıştır.

Milletvekili olabilmek için bir biriyle kıyasıya yarış içine giren isimler, milyarlar hatta trilyonlar kazandığı halde hala yanında çalıştırdığı elemanına verdiği üç kuruşluk maaşta gözü iş adamlarına soruyorum…

Hayatınızda tek bir gece ‘Kul Hakkı’yla ilgili nefsini muhasebeye çektiniz mi? Sanırım büyük bir çoğunun cevabı ‘Hayır’ olacaktır.

Aksi takdir bugün Türkiye’nin bir çok sorunu bu zamana kadar çözülmüş olur, ülkemizde asgari ücretle çalışan 6 milyondan fazla (aileleri ile 20 milyon fakir) insan olmazdı.

Ne diyelim?

Allah sonumuzu hayır etsin…

 

Copyright | evrenselgundem.com © 2012 - Sitenin Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.