Kalkınmanın en kolay modeli
HALKIN SESİ / 29.7.2018 / Görüntülenme :954

         Türkiye gerçekten büyüdü mü?

         Kişinin kendine soracağı bu soruya vereceği cevap, Türkiye’nin gerçekten büyüyüp büyümediğinin göstergesidir.

         Halkın alım gücü ve borçlanmaya bakarak sorumuza cevap arayacak olursak, durum çok vahim.

         Sözde tarım ülkesiyiz ama bir Avrupalının bir yılda tükettiği et, süt, peynir … vs. temel gıdaların yarısını bile yiyemiyoruz.

         Borca gelince, çevrenizde borcu olmadan yaşayan kaç kişi var? Sorusu, sanırım en sade ve en samimi cevap olacaktır.

***

         Kısa bir hatırlatma olarak yaptığım bu giriş aslında, başlı başına ve ayrı bir konu. Gelelim esas mezumuz ‘Kalkınmaya.’

         Hemen her şehirde bir çok zengin insanımız var. Yanlarında asgari ücret veya biraz fazlası ile çalışan onlarca, yüzlerce insan var.

         Elbette hepsine değil ama iş verenlerin yanlarında çalıştırdıkları personel arasında güvendiği ve inandığı insanlar mutlaka vardır.

         İşte önereceğim formülde tamda burada devreye giriyor.

        Gözünü yumduğunda Ahiret’e sadece ameli ile 2 metreden oluşan kefenden başka bir şey götüremeyeceğini idrak eden iş adamlarımız, bu güvendikleri elemanlarına destek olabilir.  

        İş veren burada elemanına dektek olup iş yeri de açabilir, elemanının başarılı olduğu bir alan için iş ortaklığı modelini de hayata geçirebilir.

        Bu formülün faydası nedir? diye sorarsanız;

        İnsanların gelir düzeyi artar,

        İhtiyaç (fakir) insan sayısı azalır,

        Ekonomi ve üretimde hareketlilik sağlanmış olur,

        Ekonomik nedenlerden dolayı boşanmalar azalır,

        Ailelerin gelir düzeyi arttığı için çocuklarını daha iyi okullarda okutup, ülkenin eğitim seviyesi yükselmiş olur,

        Belki içlerinden yüzlerce hatta binlerce işsize iş imkanı sağlayacak yeni iş adamları ortaya çıkar.

        Kısacası; ekonomik ve sosyal anlamda ülkede bir rahatlama olur. Bu rahatlamanın nimetleri, elbette bu formülü hayata geçirenlere de yansıyacaktır.

        Bana göre sözde siyasi liderin seçim meydanlarında halka vaad ettikleri ‘refah’ düzeyi, felirde adaletli paylaşım ve önerdiğim formül ile mümkündür.

        İşte o zaman Türkiye gerçekten büyümüş olur ve bugün ekonomik anlamda güçlü olan ülkelerin dayatmaları karşısında dimdik durabilir.

        ‘Üretmeden tüketmek”, “Vermeden almak, Allah mahsustur” sözünün diğer bir versiyonudur diyor, Türkiye’nin bu anlayışla çokta devam edeceğini düşünmüyorum.

        Vicdan sahibi, Ahiret blinci olan iş adamlarımıza seslenmek istiyorum; yazdıklarımı lütfen tarafsız ve salim kafa ile bir kez düşünün.

 

Copyright | evrenselgundem.com © 2012 - Sitenin Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.